Klişe bir cevap

Ve bir yazı daha,

Aklıma geldi ve Google’la absürt trajedi yazdım;ve ilk sırada çıktı burası. İnsanın geriye dönüp bakması zamanın hızlı geçtiğini fark etmek için mükemmel bir yol.

Aslında şu an mutluyum;çünkü uzun zaman önce bu yazıları yazan BEN’le aynı değiliz.

Hayatımda ne mi değişti?

Ne değişmedi ki;klişe bir cevap.

Devamını yazasım gelmedi. ( bunu diyecek kadar samimileştim ) 🙂

Başlık bulamadım.

Merhaba Sevgili Blogum,

Uzun bir süredir yazmıyorum sana, yazamıyorum… Hayatım çok değişti birçok kişinin yatından çok farklı.

Yağan yağmurlar çamurdan kerpiçten yapılan evimin duvarlarına çarparken şuan bu satırları yazıyorum.

Kerpiçten bir ev neyi temsil eder diyorum bir yandan bu yazıya bu kelimeyi neden ekledim diyorum…

 

Bir yanımda boşver düşünme sadece yaz aklından dökülenleri bu satırlara aktar belki zaman geçer ve ileride bu satırlara bakarak nasıl bir yaşantının olduğunu anlamaya çalışırsın.

Aslında uzun zamandan beri ne yaptığımı bilmiyorum veya ne yapacağımı da. Aslında boşversene şuan saçmalıyorum bu satırları okuma kapat başka bir yazı oku şuan pek negatifim.

İlk kavgamı yaptığım kişiyle barıştım

Bu yaşıma kadar hiç kavga etmemiştim ve yaklaşık 3 ay önce ilk kez kavga etmiştim o yazımın kavga anlarını bile not etmiştim o yazımı buradan okuyabilirsin. İşte dün ilk kavga ettiğim kişiyle barıştım.

Hayat ne değişik dimi ? Kavga edersiniz barışırsınız konuşursunuz ama o an aklınızda tek şey vardı bu adam bana yumruk salladı.Ve o kişiye karşı hep bir refleksiniz olur.

Küçüklük ve Küçüklük

cocuklukKüçüklüğümden beri hiç kendime güvenim olmamıştır. Tartışmalarda olsun kavgalarda olsun hep arkadaşlarıma güvendim. Tek başıma diklenmezdim ve bu beni topluma bağımlı yaptı. Beşinci sınıftan beri dersaneye gidiyorum ve şuan lise üçteyim ahla dersaneye gidiyorum ama bir şey başaramıyorum. Evet küçükken mahalle arakdaşlarımla hile yaprak oyun oynamayı öğrendim evet sokakta cimrilik yapmayı öğrendim evet sokakta arkadaşının dedikodusunu yapmayı öğrendim ama keşke bunları öğrenmeseydim.

Bunlar üzerimden atamadığım özellikler bunları üzerimden atmak için çok uğraştım. Küçüklükten beri ağır takılmaya çalışmışımdır ama hep cıvıktım ! Şimdi yeni bir dersaneye başlıyorum burası benim için yeni bir hayat olacak çevremi burada yeniden oluşturacağım dışarıdan arınmış endi halinde biri olarak hayata yeniden başlayacağım. Peki sence hangisi çocukluk şuan haytında rotası olmayan biri mi yoksa küçükken sers#rileri özenen kişi mi ? Biliyorum yazılarımda pek bir şey açıklayamıyorum ancak bu yazıyı okuyorsan sana tek anlatmak istediğim sadece anlatmak … Kendine iyi bak dostum !

Ölüm …

ölümUzun süreden beri yazamıyorum dostlarım , kusura bakmayın. Hayatın kargaşasının içinde yazmaktan fırsat kalmıyor.Bugün yazma nedenim dedemin arkadaşının vefat etmesi. İşte tam bugün Mustafa amca vefat etti , yaşlanmıştı hastaydı köyde ineklerle uğraşırdı.O doğayı çok severdi köy karla kaplıyken evinin kapısını kar aşmışken o köye gidip bacadan evine giren biriydi.

Bundan yaklaşık bir ay öncede dedemin kardeşi Ferhat amcam öldü  , şimdi inanın ne yazacağımı bilmiyorum kelimeler beynimden gelmiyor düşünmeden ağzımdan boşalıp gidiyor. Mustafa amcayla köyle ineklerin peşinde gezerdik konuşurduk çok komik biriydi , günümüzde insanlarlar yaşlı insanlarla fazla konuşmuyor ama insanlar bilmiyorlarki asıl Mücevherlerin yaşlılar olduğunu … Allah herkesin ailesine uzun ömürler versin.

Mantığım Almıyor

unheard_sounds-wallpaper-2400x1350Bugün üzerimde bir üşengeçlikle uyandım ve yapacaklar listeme baktığımda ilk sırada çeliktepe mehmet akif ersoy halk kütüphanesine gidip kayıt olmak vardı bende kafamdan kahvaltıda ne yesem diye düşünüyordum bir baktım saat 1 olmuş evden en geç 1.30’da çıkmam lazım ve hemen fındık ezmesi ve reçel felan atıştırdım.

Dışarı çıktım hava bir sıcak bir sıcak kendi kendime ben bu sıcakta  nasıl çeliktepeye gideceğim dedim. En geç dörtte orada olmam gerekiyormuş dün arayıp kaçta kapandığını ve gerekli malzemeleri sordum.Neyse bindim minibüse sonunda çeliktepeye vardım ve kütüphaneyide biraz arayıştan sonra buldum içeri girdim bir kadın çıktı karşıma diyolog :

Ben : Merhaba ben kütüphanenize kayıt için gelmiştim.

Kadın  : Yaşınızı öğrenebilir miyim ?

Ben : 17 yaşıma yeni girdim , kimliğimi ve adresimi belirten faturalarıda getirdim

Kadın : Malesef kabul edemiyoruz 18 yaşının

altındaki kişiler bir büyüğüyle gelmeli.

Ben : Sessiz kalıp, teşekkür edip çıktım.

Hayır anlamıyorum okuma olayında yaş olayı nerden çıktı okumanın yaşı felan olmaz veya 18 yaş ne alaka ? Bir ülkede sıg*ra ve alk*l le kütüphane yaşı aynıysa ya bu işi yapanlar ciddiye almıyor veya biz ciddiye alınacak bir şeyler yapmıyoruz. O güneşin altında tekrardan minibüs yoluna yürüdüm ve 45 dakikalık yolu sinirli bir şekilde geri geldim.

Taksim Macerası

Bugün günlerden 5 Temmuz Cumartesi, Sabah ailem pikniğe gitmişti , ev biraz olsun sessizdi ve saat 1’e yaklaşıyordu.Biraz bilgisayarla ilgileneyim derken saat 1.30 olmuştu hemen hazırlandım evden çıktım. Nereye mi gidiyordum ? malesef kahvaltı yapmaya gitmiyorum yanlış cevap. Doğru cevap ise 5 parçalık pide ve bir tane poçayı yerken aklımdan geçiyordu ; Eminönü . Çok güzel olabilirdi aklibilime para koyup atladım metroya ve kendimi taksim tünel çıkışında buldum. Doğma büyüme İstanbulluyum ama her yere nasıl gidileceğini bilen biride değilimdir.Neyse ara sokaklara inerek Eminönüne varabileceğimi düşündüm ve Karaköye vardım oradan köprüyle karşıya geçtim. Karaköyde Okumaya devam et